Kardeş balıklarda üreme..
Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir
Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir
Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir
Yaklaşık 1 senedir kardeş mevi prenseslerimden defalarca yavru aldım mavi prenseslerim ithal olduğu için hiç bir batımyavruda ne 1 tane albino balık nede ağzı burnu gözü beli yamuk balıkla karşılaştım
Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir
Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir
Çünkü hayvanlar çoğalmak için ürerler :)
Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir
Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir
Özellikle son birkaç senedir akvaryumculardan aldığımız damızlık dişi lepisteslerde sakat yavru doğumu hat safhadaydı,mantar hastalığına sebebiyet verecek hiçbirşey olamasına ve annede mantar olmamasına rağmen mantarlı doğan lepistes yavrularına da şahit olduk,hassasiyetlerinin hat safhada olmasıda cabası,akvaryuma elinizi değdirdiğinizde ölüyorlar desek yeridir.
Ben bütün bu saydıklarımı ırklarının genetik olarak eşleşmeler sonucu bozulmasına bağlıyorum(akvaryum şartları balıkların sağlıklı üreme ve yaşama döngülerine tam olarak uygun ise).Kardeş + kardeş + kardeş + kardeş derken balıkların genetik olarak zayıfladıkları şahsi tecrübelerime göre gayet açık..
Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir
Ensest ilişkinin igreti geldiği durum bildiğim kadarıyla farelerde ve insanlarda sadece. Bu aslında bu konu başlığı altında konuşulan genetik çeşitliliği artırmak ve ırsı bir hastalığın genini resesif bırakma çabasıdır. Irsı bir hastalık yada şekil bozukluğunun resesif kalması için dominant sağlıklı genlerin bu döle ne kadar çok sayıda karıştığı ile alakalı.İnsan ömrü boyunca ortalama 2 çocuk sahip oluyor. İnsan oğlu varolduğundan beridir diyelimki 1000. nesilini yaşıyor olsun. Bu süreye eş lepistes nesili kaçlarca katıdır siz düşünün. Hastalıklı genler iyice resesifleşmiştir (çekinik).
Ama malüm gazete sitelerinde yılda bir çıkar "beyaz çiftin zenci çocuğu doğdu" gibi şok manşetler. Haberin içeriğinde de derki babanın aslında 5 kuşak önceki annesi zenciymiş. Yani bir gen ne kadar resesif olsa dahi ne zaman patlak vereceği belli olmaz. Hele birde bizim gibi 2-3 evladı değilde ömür boyu 1000-2000 yavrusu olan balıkları düşünürseniz bu resesif özelikler daha da göz önüne gelir. Balıklardaki albino tipler buna en güzel örnektir. Malum insanlarda da bu hastalık var fakat akvaryumda bu türler özel ilgi gördüğü için özellikle ve kısa süre içinde albino nüfus artmaktadır.Son zamanların trendi albino discus varyeteleri gibi. Ayrıca çoğu akvaryum balığının evrimi bu şekilde olmuştur. Örneğin 2 sazandan 20000 yavru aldınız ve bunlarda 2 sinin gözleri çıkık, bunları ayırıp çiftleştirerek çıkan yavrularda da benzer seleksiyonları yaparak hatta gelişen yavruyu ebeveynleri ile çiftleştirerek seçtiğiniz özelliği doğanın müsade ettiği kadarıyla resesiften dominanta çevirebilirsiniz ki bu yapılarak teleskop türü elde edilmiştir. Şimdi akuvaristimiz yorum yapmalıdır; çıkık gözler itici, doğal olmayan bir şekil bozukluğumudur, yoksa bir üretim başarısımı. Hemen şekilsizliktir demeyin çünkü albino ırkların hiç bir farkı yoktur bu örnekten.
Sonuç olarak kardeşler arası üreme balıklar için genleri saflaştırıcı, resesif genleri ortaya çıkarıcı (hastalıklarda dahil) doğada da olan ve çok yavrulu çok nesilli olmalarından da ötürü sıkıntı yaratmayacak bir durumdur.
Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir
Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir
Açıklamanızın bilimsel bir dayanağı varmı, yoksa epey kafa yormaktan sonra yaratılış mitini sonuç olarak göstermeniz pek mantıklı değil. Sırf şu malawi gölünün balıkları evrimin en somut örneğidir.
Üye imzalarını sadece giriş yapan üyelerimiz görebilir