![]() |
Aktif Konular Üye Listesi Arama |
|
Cevapsız Konular
|
| En Faydalı Tartışmalar | |
| Konu: Balığın Büyüdüğü Ortamın Renklere Etkisi | |
| Sayfa 2 Sonraki >> | |
| Yazar | Mesaj | |
|
bjkalley
Forum Yöneticisi ![]()
Kayıt Tarihi: 03 Şubat 2004 Konum: Ankara Durumu: Çevrim Dışı Meslek: Üni. Öğrencisi (ODTÜ Makine Müh 4) |
Konu: Balığın Büyüdüğü Ortamın Renklere EtkisiGönderim Zamanı: 06 Ağustos 2008 Saat 21:14 |
|
|
Ramirezilerde gözlemlediğim bir farklılığı belirtmek istiyorum.
![]() Bu doğada çekilmiş bir ramirezi videosundan aldığım bir screenshot. Videonun adresi bu: http://www.youtube.com/watch?v=LpGyXBNpERw (Vtunnel.com'dan girip bakabilirsiniz) Balığın bizim akvaryumlarımızdaki ve akvaryumculardaki ramirezi ile uzaktan yakından alakası yok. Ben bunun farklı bir tür olduğunu ve çekenlerin farketmediğini düşünmüştüm ta ki benim tankımda doğan ramirezilerim büyüyene kadar. ![]() Bunlar yavrularımın anne baları. Balıklar gayet renkli, internetteki fotolardaki ramireziler gibiler. Etrafında tüzen yavrulardan 2 tanesi büyüdü, renklendiler, hatta yavru bile yaptılar. İşte yavrunun büyümüş hali: ![]() Hiçbir zaman mavisi babası gibi olmadı, daha bir sarı ve yeşile kaçma oldu. Şuanda baskınlaşan diğer erkek ise babasından çok videodaki vahşi türdaşına benzedi. ![]() Bu balık cama cam dekorsuz yavru akvaryumunda değil avcılardan kurtularak bitki akvaryumunda büyüdü, bunun dışında küçükken artemia ve hazır yem değil akvaryumda bulduğu küçük su canlıları ile büyüdü. Musluk suyunda değil, doğadaki gibi aşırı yumuşak ve 6 pH'da suda büyüdü. Genlerde bir değişim olmaksızın balıkların bu kadar farklı olmasına en ağır derecede etki eden nedenler acaba neler? Benzer durumlar yaşadınız duydunuz mu? Örneğin ben melek balıklarının küçükken üzerinde ışık çok yakılırsa bantlarının iyi çıkmadığını duymuştum, ne derece doğru bilmiyorum. Bu gibi deneyimleri paylaşır gözlemleri yaparsak şaşırtıcı sonuçlara varacağımızı düşünüyorum. Saygılar, Düzenleyen bjkalley - 06 Ağustos 2008 Saat 21:14 Teşekkür Edenler: vellet, cihat_23, gamarcoba, hilmigul, HASAN, enginkoc34, Demasonilover, mire, ercmnt, Tebrik Edenler: enis.basaran, Demasonilover, Soykan, erhan demir, +1 Diyenler: Demasonilover, |
||
|
Refet Ali YALÇIN
Akvaristler Derneği Üyesi |
||
Yukarı Dön ![]() |
||
Reklam
|
Reklam |
|
|
|
||
|
Akvaryum.Com Reklam
Reklamın görünmemesini istiyorsanız üye olunuz. |
||
|
yalaza
Forum Üyesi Kayıt Tarihi: 17 Nisan 2006 Konum: Manisa Durumu: Çevrim Dışı Meslek: ne iş olsa yapar |
Gönderim Zamanı: 06 Ağustos 2008 Saat 21:23 |
|
|
Bence renksiz olmasının sebebi avcılardan kurtulmak olabilir yani bolca renge sahip olsa diğer avcılardan saklanması zor olacaktı oda kendince kamuflaj yapıyor olabilir. Tabi bu benim kanım belki daha başka alternatiflerde olabilir..
Tebrik Edenler: tsw303, +1 Diyenler: selcukkck, atilimkanatli, sertac__, C.Doruk Anık, civciz123, hilmigul, pınarpınar, nemo61_4, gargamel, Soykan, |
||
Veli buğaç. Manisa. İç bade sev güzel varise şuurun
|
||
Yukarı Dön |
||
|
cesaret87
Forum Özel Üyesi
Kayıt Tarihi: 12 Mart 2006 Konum: Istanbul Durumu: Çevrim Dışı Meslek: Öğrenci Marmara Üniversitesi Su Ürünleri |
Gönderim Zamanı: 06 Ağustos 2008 Saat 21:37 |
|
|
Refet Bey bunda hazır yemle büyümemesinin etkisi olabilir diye düşünüyorum.Hazır yemlerde renklendirici katkıları olduğu için renklerde belirginleşmeme olmamıştır.Nacizane fikirlerim yanlışta olabilirler. :)
Saygılar. +1 Diyenler: Adem TANIŞ, olcayaksu, umitlee, levent16, NightStalker35, KNİFE_FİSH, |
||
|
||
Yukarı Dön ![]() |
||
|
Matrak
Forum Özel Üyesi
İçerik Geliştirme Grubu Üyesi Kayıt Tarihi: 06 Ocak 2007 Konum: Hatay Durumu: Çevrim İçi Meslek: Öğrenci (Lise 3) |
Gönderim Zamanı: 06 Ağustos 2008 Saat 21:58 |
|
|
Bu renk farklılığı daha önceden benimde ilgimi çekmişti.
|
||
Balıklar gibi yüzmesini,kuşlar gibi uçmasını öğrendik,ama hala insan gibi yaşamasını öğrenemedik.
|
||
Yukarı Dön ![]() |
||
|
AQUAGEN
Forum Özel Üyesi
Kayıt Tarihi: 16 Aralık 2007 Konum: Kocaeli Durumu: Çevrim Dışı Meslek: DJ/ I Love Trance |
Gönderim Zamanı: 07 Ağustos 2008 Saat 00:45 |
|
|
Evet doğayı tam anlamı ile taklit etmiş ve başarıya ulaşmışsınız sanırım. Ivan Mikoljinin yayınladığı bir resme bakarken iki kere bakmak lazım . Eğer onun yayınladığı bir resim varsa ki eminim resimdeki balık tüm özelliklerini sergiliyordur , başarınızdan dolayı tebrikler.
Düzenleyen AQUAGEN - 18 Ağustos 2008 Saat 00:27 |
||
|
||
Yukarı Dön |
||
|
canan numan
Forum Özel Üyesi Kayıt Tarihi: 27 Mart 2008 Konum: Istanbul Durumu: Çevrim Dışı Meslek: emniyet |
Gönderim Zamanı: 17 Ağustos 2008 Saat 19:03 |
|
|
Belki yavrusunun yavrularınıda ayrı ortamda denerseniz görüşler netleşir.
|
||
|
Nokta kadar menfaat için virgül gibi eğilen, benim dostum değildir.
Herşey aile ile güzel. Eşim, Canım yavrularım Asena ve Adilhana mutluluklar. Canan NUMAN |
||
Yukarı Dön |
||
|
EnatiopuS
Forum Özel Üyesi
Akvaryumum Bölümü Grubu Üyesi Kayıt Tarihi: 17 Ekim 2006 Konum: Antalya Durumu: Çevrim Dışı Meslek: Akvarist :) |
Gönderim Zamanı: 18 Ağustos 2008 Saat 23:51 |
|
|
Canlılarda pigmentasyon (renklenme), pigment denilen özel renk maddeleri tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu pigmentler de özel hücrelerde lokalize olmuşlardır. Pigment içeren bu renk hücrelerine kromatofor denilir. Pigmentler, sentez edildiği yere bağlı olarak iki gruba ayrılır. 1.Endojen Pigmentler: Sitoplazmada metabolizma artıklarıyla oluşurlar. Hemoglobinin yıkılmasıyla ortaya çıkan artık maddeler bu gruptandır. Bir çarpma sonucu deri altında toplanan kanın maviden yeşile, daha sonrada sarıya dönüşmesi hemoglobinin safra boyası denen bilirubine dönüşmesi ile gerçekleşmektedir. Siyah rengi veren melanin pigmentleri ise, proteinlerin yıkım artıklarıdır. Özel enzimlerle oksitlenerek pigmentlere dönüşürler. Bu enzimler kalıtsal şifreyle denetlendikleri için rengin oluşumu da kalıtsaldır. 2.Eksojen Pigmenler: Dışarıdan vücuda alınan, orada kısmen değişikliğe uğrayan veya uğramadan kalan pigmentlerdir. Karotenoyitler bu grup pigmentlerdir. Hayvanlar, dolayısıyla balıklar bu pigmentleri sentez edemezler. Bunları ancak dışarıdan almak zorundadırlar.
Balıklarda dört çeşit pigment grubu vardır: Sarı rengi veren flavin, kahverengi, gri ve siyah rengi veren melanin , metalik ışıldayan ve gümüşi rengi veren guanin, sarı ve kırmızı arası rengi veren carotenoyit grubu pigmentlerdir. Karotenoyitler yağda çözünebilen bileşiklerdir. A vitaminin provitami olarak iş görmesinden dolayı canlılar için büyük bir öneme sahiptir. Karotenoyitleri senteleme yetenekleri yalnızca bitki ve protistlere özgüdür. Hayvanlar bu maddeleri sentezleyemezler. Bu yüzden bunları diyetlerinden almak zorundadırlar. Karides, alabalık ve çoğu akvaryum balıkları gibi su ürünlerindeki kırmızı renk oluşumundan sorumlu olan pigmentler, karotenoyit grubundadır. Bu canlılar karotenoyit gereksinimlerini dolaylı veya dolaysız olarak ortamlarında bulunan alglerden almaktadırlar Balıkların renk ve desenlerinin çoğu çeşitlilik göstermesi, süslenme, uyarma, gizlenme, tür ve eşey tanıma gibi farklı işlevlerin yürütülmesini sağlar. Kural olarak, littoral (kıyı şeridi) bölgede yaşayan balıklar renkli, pelajikde (derinsu veya gezer,göçmn) yaşayanlar ise genellikle gri, mavi ya da gümüşimsi mavidir. Kumda ve çamurda yaşayanlar ise gri ya da kum rengindedir. Bu karakterlerin çoğu doğal “Doğal seleksiyon” la kazanılmışlardır. Ancak, özellikle erkek bireylerde görülen bazı albenili renkler “seksüel seleksiyon” sonucu ortaya çıkmaktadır. Bu işleyiş, dişilerin, erkekler arasında daha albenili bireyleri tercih etmesi ilkesine dayanır. Böylece seçilen renkli bireyler, özelliklerini döllerine aktarırken, seçilemeyen renksiz bireyler üreme olanağını bulamamaktadırlar. Ancak seksüel seleksiyon, olabildiğince bağımsız bir şekilde gelişemez. Bu gelişme doğal seleksiyonun denetimi altındadır; ancak, doğal seleksiyona fazla aykırı olmamak koşuluyla gelişebilir. . Bu işleyişin düzenlenmesi oldukça ayrıntılı olarak incelenmiş ve iki düzenleme sisteminin etkin olduğu bulunmuştur. Bunlardan birisi sinirsel, diğeri ise hormonaldır. Genel olarak adrenalin, pigmentlerin biraraya toplanmasını, intermedin ise dağılmasını sağlar. Sinirsel uyarı, renk özdeklerinin melanofor ve ksantaforlarda bir araya gelmesine, guanaforlarda ise yayılmasına neden olmaktadır. Anlık renk değiştirme olayları yukarıda anlatıldığı gibi fizyolojik özelliktedir. Daha çok balığın bulunduğu renk ortamındaki değişme, korku, panik veya hastalık gibi durumlarda balığın renk tonlarında bir değişme olmaktadır. Bunun yanında anlık olmayan uzun süreli fakat yine fizyolojik olan renkli değiştirme olayları da vardır. Bunlar daha çok balığın üreme olgunluğu ile ilgilidir. Çoğu balıklarda özellikle erkeklerinde üreme eylemine doğru renklenme artar. Bu durum erkeklerde daha da belirgindir. Bunun nedeni ; çeşitli dokularda biriken karotenoyitlerin, dişilerde ovaryumlara geçerken erkeklerde deriye geçmesidir. Ancak, gerçekte balığın yapısındaki pigmentlerde bir artış olmamakta, sadece renk özdeklerinin yerleri değişmektedir. Refet bey bence balığınızda, sizin belirtmiş olduğunuz gibi kendi halinde büyüdüğünden dolayı renk pigmentleri eksik olabilir. Bu rengi üretecek hücreleri var ama fabrikanın işleyeceği hammadde yok kısaca. Büyük üreticilerde, ithalatçılarda, toptancı ve akvaryumcularda bu balıklara hormon terapisi yapıldığı aşikar ( her hormon balıklar için zararlı değildir) ve renkler güzel, akvaryumumuza girdikten sonrada zaten ölene kadar yetecek pigment maddesi bulunuyor, bizde zaten iyi bakım yapıyorsak çok güzel renkler olacaktır, sizinde anne ve baba balığınızda olduğu gibi. Ancak yavrular bu fabrikalarında işleyecek hammaddeyi bulamıyor daha doğrusu biz sağlayamıyoruz. Piyasadaki yemler alınırken hep besleyicilik değerleri göz önüne alınıyor ama renklenmede dikkate alınmalı. Doğadaki balıklarda iç güdüsel olarak bünyenin ihtiyacı olan şey neise bulup sentezliyorlar. Refet bey balıklarınız her nekadar doğadaki ortamlarına çok yakın şartlarda büyümüş olsada sizde biliyorsunuzki aşırı izole bir fanus kalıyor akvaryumlarımız. Doğal habitatda tüketebilecekleri besinlerin belki %1'ni bulabilirler.
İlk fotoğrafdaki balık bence istisna bir görüntü veya dönemsel bir renk tonu. çünkü diğer videolardaki yabani görüntülerdeki balıklar bu renklerde değil daha canlılardı.
Meleklerle ilgili yazdıklarınıza katılıyorum ve bence olabilirmi değil kesinlikle doğru olabilir. Ama arkadaşlar bunu okuyunca yanlış anlamasın, bitki akvaryumları için kullanılan normalden çok daha yüksek ışık şiddetleri için tabiki.
Saygılar. Teşekkür Edenler: AQUAGEN, ColdFish, Matrak, Birolakdas, hilmigul, enis.basaran, yusuf ç., ercmnt, +1 Diyenler: hilmigul, |
||
|
Volkan URAS / ANTALYA
|
||
Yukarı Dön ![]() |
||
|
mustang_27
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 09 Nisan 2008 Konum: Gaziantep Durumu: Çevrim Dışı Meslek: Ltd. kuracak yakında |
Gönderim Zamanı: 20 Ağustos 2008 Saat 15:59 |
|
|
Bence doğadaki ortamlarını ne yapar isek yapalım bulamıyoruz. Tabiiki karşılığınıda bu şekilde alıyoruz.
|
||
|
YA HAYATIMDA ÇİFTE STANDART OLMAZ, ÇİFTE STANDARTIN OLDUĞU YERDE BENİM İŞİM OLMAZ.
MUSTAFA KOSKA |
||
Yukarı Dön |
||
|
gulay
Forum Özel Üyesi
İçerik Geliştirme Grubu Üyesi Kayıt Tarihi: 30 Aralık 2005 Konum: Istanbul Durumu: Çevrim Dışı Meslek: ekonomist, yeminli tercüman |
Gönderim Zamanı: 21 Ağustos 2008 Saat 16:16 |
|
|
Benim de benzer ama biraz daha farklı bir durum başıma geldi. Şöyle anlatayım...
Uzun süredir beslediğim balıklar arasında moliler var. Bunları uzunca bir süre çeşitli tropikal türlerle beraber 3 ayrı tankta beslemekteydim. Yeni 300 lt.lik tankımı kurduktan sonra bunları azar azar yeni yerlerine taşıyacaktım ama bazı sebeplerden sadece bir tanktaki molileri yeni tanka aldım. Bu molilerin yaşadığı tankta orta seviyede ışıklandırma, aquaclay kum, sadece 3 tür ama bol miktarda bitki vardı ve 1,5 yıldır düzenli olarak yavru vermekteydiler. Yavrular ağırlıklı olarak siyah-gri idi, aralarında beyaz olanlar az sayıdaydı onlar da ilerki aylarda koyulaşıyordu.
Sadece bu molileri aktardığım yeni tankta ise bej renkte kum, orta-üst seviyede ışıklandırma ve 8 türde ama çok bol miktarda bitki bulunmaktaydı. Yanlarına uzun müddet (çok sayıda yavru doğana kadar) başka türden balık eklemedim. Yeni doğan yavrular bembeyazdı, çok azı gri renkteydi ve işin ilginci ilerleyen zamanlarda bu yavrular koyulaşmadı.
Daha önceki tankta doğan yavrularla yeni yavruların arasındaki fark o kadar bariz ki, annem bile geçenlerde dile getirdi. Sebebi üzerine oldukça kafa yordum ve aynı ebeveynler olduğunu düşünürsek, geriye neden olarak bir tek çevresel koşullar kalıyor. Önceki tankta şelale filtre vardı; bunda dış filtreyi terkettim sadece iç filtre kullanıyorum sirkülasyon için. Yalnız bu iç filtrenin içinde sünger haricinde bitkilerin ihtiyacı olan mineralleri bağlamayan özel bir ithal kömür var benim sonradan eklediğim.
Özet olarak renk farklılığının nedenini; 300 lt.lik tankta sağladığım bitki çeşitliliği ve az sayıda balığa bağlıyorum. Oluşan doğala yakın ortamda yavruların tüketebileceği pek çok besin de oluşmuş olmalı. Öte yandan bazı arkadaşların aksine 40-50 lt.de de benzer bir ortamın oluştuğuna tanık olmuş bir kimse olarak işin sadece hacimle ilgili olduğunu düşünmüyorum. Ancak benim örneğimde daha az hacimde daha çok sayıda balık vardı ve bitkili bir tank da olsa (çok çeşitli bitki de yoktu), 300 lt.deki doğal ortam bu nedenle oluşmamıştı.
Saygılar, Teşekkür Edenler: hilmigul, |
||
|
Gülay Baran
"NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE" M. Kemal Atatürk |
||
Yukarı Dön |
||
|
EnatiopuS
Forum Özel Üyesi
Akvaryumum Bölümü Grubu Üyesi Kayıt Tarihi: 17 Ekim 2006 Konum: Antalya Durumu: Çevrim Dışı Meslek: Akvarist :) |
Gönderim Zamanı: 23 Ağustos 2008 Saat 23:00 |
|
Gülay hanım; bu duruma ortamın etkisi muhakkak vardır ama bence bu göz ardı edilebilecek kadar düşük olmalı. Bu farklılık, aynı ortama şansla denk gelen balıkların genetik özelliklerinin farklılıklarından olabilir. İki akvaryumdaki balıkları %50 gibi diğer tanktakilerle değiştirirseniz, hatta aynı kandan olmayan yeni alınan balık ilave ederseniz yavruların farklılaşıcağını görürsünüz. Eğer kan değiştiğindede yavrular aynı özelliklerini göstermeye devam ediyorsa ozaman ortam ağır basacaktır ama ben sanmıyorum, en azından akvaryum ortamında.
|
||
|
Volkan URAS / ANTALYA
|
||
Yukarı Dön ![]() |
||
|
agha
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 23 Haziran 2006 Konum: Ankara Durumu: Çevrim Dışı Meslek: öğrenci |
Gönderim Zamanı: 24 Ağustos 2008 Saat 01:39 |
|
|
Bu konu bence büyük oranda adaptasyon ve hızlanmış doğal seleksiyon (hızlanmış evrim olarak da geçmekte) ile alakalı.Canlının bir takım çevresel sorunlardan dolayı yaşayışında farklılık göstermesi sonucu ortaya çıkmıştır.
National Geographic kanalında bununla ilgili bir belgesel izlemiştim ve çok şaşırmıştım.Bulabilirsem linkini koyarım.Belgeselde, yanlış hatırlamıyorsam bir nehirde, kırmızı büyük kuyruklu bir balıktan bahsediliyor.Balığın dişisi ve erkeği aynı görünüşe sahip.Balığın yavruları 2-3 cm civarındayken anne babasının yanından ayrılıyor.Ayrı kaldığı süre içerisinde kuyrukları şeffaf ve kısa.Ayrıldıktan sonra bu balığı avlayan avcı balıkla karşılaşıp kurtulanların kuyruğu kırmızılaşıyor ve büyüyor.Aynı kardeşlerden avcı balıkla karşılaşmayanlar kısa ve şeffaf kuyruklu kalıyor. Sonuç olarak bence durum büyük oranda bununla alakalı.Bunun dışında yemlerdeki renklendirici maddeler ve kullanılan kimyasallar etki ediyor diye düşünüyorum.Saygılar. +1 Diyenler: hilmigul, |
||
|
Erkut AKTAŞ
|
||
Yukarı Dön |
||
|
onuruygun
Forum Moderatörü
eski encort Kayıt Tarihi: 30 Temmuz 2006 Konum: Kocaeli Durumu: Çevrim Dışı Meslek: Düşünen Canlı Formu |
Gönderim Zamanı: 25 Ağustos 2008 Saat 04:22 |
|
|
Refet benim 4-5 gün önce aldığım ramireziler de tamamen aynı renkteler. Bakalım aklımdaki birkaç şeyi denedikten sonra sonuç alırsam buraya eklerim.
|
||
|
Onur UYGUN
|
||
Yukarı Dön ![]() |
||
|
onur.sertkaya
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 17 Aralık 2007 Konum: Gaziantep Durumu: Çevrim Dışı Meslek: Öğrenci (Lise 2) |
Gönderim Zamanı: 26 Ağustos 2008 Saat 23:17 |
|
|
Arkadaşlar sanırım konuyla alakasız olmayacak.Onun için soruyorum.
Bugün 3 akvaryumcuya girdim,yavru meleklere baktım.3 yerde de tek tankta tricolor,silver ve marble vardı ve yükseklik olarak 2 ila 5 cm. arasında değişiyorlardı.O kadar bakmama rağmen şeritleri düzgün çıkmış bir adet bile silver bulamadım.Bahsettiğim balıklar fazla büyük değildi,ben bu balıkları alıp doğru bakım şartları arasında baksam o şeritleri tekrar çıkarırlar mı ? Yani şeritlerin tam çıkmama sebebi anne ve babanın genlerinde silver'lıktan başka olarak tricolor'lık veya marble'lık olması olabilir mi,yoksa yavrular bulundukları ortam yüzünden strese girip şeritlerini kayıp etmiş olabilir mi ? Umarım düzgün anlatabilmişimdir,saygılar. |
||
80x30x45h 2 Kırmızı Yanak Su Kaplumbağası 35x16x25h 1 Kırmızı VT Betta |
||
Yukarı Dön |
||
|
diken
Forum Üyesi
Kayıt Tarihi: 27 Ocak 2008 Konum: Istanbul Durumu: Çevrim Dışı Meslek: öğrenci |
Gönderim Zamanı: 30 Ağustos 2008 Saat 21:03 |
|
|
Ben ortamın ve yemlerin etkisine inanıyorum.Çünkü baraja gittiğimizde bir rivayete göre;adamın teki lepistesleri baraja salmış lepisteslerle beraber sazanlar yaşıyor.Lepistesler genelde kıyıda.Şimdi lepisteslere baktığımızda renkleri gri akvaryumdakiler rengarenk.Ortamlarına baktımda ben dekilerde çeşitli bitki ve özel yem var.Barajdakilerinde balıkçıların getirdiği balığı çekmek için kullandığı yemler veya doğadaki yem.Ortyamlarında sadece kum var bide zemindeki göremediğimiz bitkiler olabilir.
Saygılar...
|
||
160lt bitkili EMRE DOĞRU |
||
Yukarı Dön |
||
| Favorilerime Ekle | Sayfa 2 Sonraki >> |